Mobil uygulama yaptırma maliyeti neye göre değişir?
“Kaç ekran olacak?” sorusu maliyeti tahmin etmek için neredeyse işe yaramaz. Uygulamanın ağırlığını ekranlar değil, yetenekler belirliyor.
Mobil uygulama teklifi alırken ilk sorulan şey genellikle ekran sayısı oluyor. Oysa on ekranlı bir katalog uygulaması, üç ekranlı bir konum ve kamera uygulamasından daha az iş olabilir.
Maliyeti belirleyen kalemler aşağıda. Rakam vermiyoruz; teklifi neye göre karşılaştıracağınızı anlatıyoruz.
1. Tek kod tabanı mı, iki ayrı uygulama mı?
iOS ve Android'i ayrı ayrı yazdırmak, iki ayrı proje yürütmek demek: iki kod tabanı, iki test süreci, her değişiklikte iki kere iş. Tek kod tabanından iki platforma çıkmak hem süreyi hem maliyeti ciddi biçimde düşürüyor.
Ayrı yazmanın gerekçesi olabilir — çok yoğun grafik işi, platforma özgü derin sistem entegrasyonu gibi. Ama çoğu iş için gerekçe yok ve fark yalnızca faturaya yansıyor.
Sorulacak soru: “Tek kod tabanından mı çıkıyoruz, yoksa iki ayrı uygulama mı yazılıyor?”
2. Cihaz yetenekleri — asıl ağırlık burada
Uygulamanın telefondan ne istediği, maliyeti ekran sayısından çok daha fazla etkiliyor. Her biri ayrı izin akışı, ayrı hata durumu ve ayrı test yükü getiriyor:
- 01Konum — arka planda mı, yalnızca uygulama açıkken mi?
- 02Kamera ve galeri erişimi
- 03Ses kaydı
- 04Çevrimdışı çalışma ve sonradan eşitleme
- 05Anlık bildirim
- 06Harita ve rota
- 07Ödeme veya uygulama içi satın alma
Çevrimdışı çalışma bunların içinde en yanıltıcı olanı. “İnternetsizÇalışsın” cümlesi bir satır, karşılığı ise cihazda ayrı bir veri katmanı ve çakışma çözümü demek.
3. Sunucu tarafı var mı?
Uygulama yalnızca cihazda mı çalışıyor, yoksa kullanıcı hesabı, veri saklama ve cihazlar arası eşitleme mi var? İkincisi ortada görünmeyen bir proje daha demek: veritabanı, kimlik doğrulama, yetkilendirme, yedekleme.
Uygulamanın kendisi buzdağının üstü olabiliyor. Teklifte sunucu altyapısının olup olmadığını mutlaka netleştirin.
4. Mağaza yayın süreci
Kod bittiğinde iş bitmiyor. App Store ve Google Play için hesap açılması, uygulama künyesi, ekran görüntüleri, gizlilik beyanı ve veri kullanım formları gerekiyor. Apple'ın inceleme süreci ret verebiliyor ve düzeltip tekrar göndermek gün kaybettiriyor.
Bir de kalıcı kalem var: geliştirici hesapları yıllık ücretli. Mağaza hesaplarının kimin adına açıldığı ayrıca önemli — uygulamanın sahibi mağaza hesabının sahibidir.
Sorulacak soru: “Mağaza hesapları benim adıma mı açılıyor?”
5. Yayın bir bitiş çizgisi değil
Web sitesinden en büyük farkı bu. iOS ve Android her yıl yeni sürüm çıkarıyor; uygulama güncellenmezse zamanla bozuluyor, mağazadan düşme riski doğuyor. Mobil bütçesini planlarken ilk sürümün yanına sürdürme kalemini de yazmak gerekiyor.
Kendi teslim ettiğimiz Nori bunun örneği: uygulama App Store'da yayında ve o tarihten beri düzenli güncelleniyor. Konum, kamera, ses kaydı ve uçtan uca şifreleme gibi yeteneklerin hepsi yukarıdaki listeden — işin ağırlığı ekran sayısında değil, oradaydı.
Nasıl daha küçük bütçeyle başlanır
En pahalı hata, kimsenin kullanmayacağı özellikleri eksiksiz yapmaktır. Bunun yolu kapsamı ilk sürüme indirmek: uygulamanın işe yaradığını gösterecek en küçük çalışan küme ne? Kalanları yazılı olarak sonraya bırakmak, hem bütçeyi hem riski düşürüyor.
Fikrinizi konuşmak isterseniz ön görüşme ücretsiz ve bağlayıcı değil. Kapsamı birlikte netleştirdikten sonra fiyatı ve süreyi yazılı veriyoruz.
Projeniz için görüşelim →